Gülşah ÖZGEN-Eser PAZARBAŞI/ADANA, (DHA)- ADANA'da Çukurova Üniversitesi’nden (ÇÜ) Prof. Dr. Ahmet Sebe, ev ortamı ya da başka yetersiz yerlerde sarı serum uygulaması sonrası yaşananlara dikkat çekerek, "Bu serumların standardı yok. Özellikle hastane dışında yapılan sarı serumların içerisinde ne olduğunu hastalarımız bilmiyorlar. Parenteral denilen yani ağız yolu dışında kullanılan bazı ilaçların, yalnızca kas içerisine uygulanması gerekir. Bazı antibiyotikler sadece kas içine uygulanabilir. Bunlar damardan verildiğinde tehlikeli, ciddi yan etkiler oluşturabilir" dedi.
Covid 19 pandemisiyle sosyal medya aracılığıyla ev ve iş yerlerine gidilip uygulanabildiği yönündeki reklamlarla, grip ve soğuk algınlığı şikayeti yaşayanların tercihi haline gelen sarı serum uygulamaları, ünlü şarkıcı Metin Arolat'ın ölümünden sonra tekrar gündeme geldi. Son dönemde 13 Ocak'ta Afyonkarahisar’da grip şikayetiyle gittiği klinikte sarı serum uygulanan Mehmet Gündoğan (38), 17 Ocak'ta Adana'da bir eczacı kalfasının taktığı sarı serum sonrası fenalaşan Selinay Yüksekbaş (22), 5 Şubat'ta ise İstanbul'da evde sarı serum tedavisi alan Harun Bayramoğlu (64) yaşamını yitirdi.
ÇÜ Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sebe, sarı serum uygulamalarının sebep olduğu ölümlerin alerji dışında hatalı uygulanmasından da kaynaklı olabileceğine dikkati çekti. Tam donanımlı sağlık kuruluşları dışında bu uygulamanın yapılmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Sebe, "Bu sarı serumların bir standardı yok. Özellikle hastane dışında yapılan sarı serumların içerisinde ne olduğunu hastalarımız bilmiyorlar. Parenteral denilen yani ağız yolu dışında kullanılan bazı ilaçların, yalnızca kas içerisine uygulanması gerekir. Mesela bazı antibiyotikler üzerlerinde de yazar; sadece kas içine uygulanabilir. Bunlar damardan verildiğinde tehlikeli ciddi yan etkiler oluşturabilir. Çünkü içerdiği moleküller, maddeler çok farklı. Eğer kişi kusuyor, ağızdan ilaç alamıyor ya da yazılan ilacın ağızdan alınan bir formülasyonu yoksa o kişilere mecburen damardan uygulanıyor. Bu da kesinlikle tam donanımlı bir sağlık kuruluşunda yapılmalıdır. Bir hastaya hekim dışında acil tıp teknisyeni, hemşire, paramedik dahil herhangi bir sağlık personelinin ilaç yazma yetkisi yoktur. Sarı serumların da mutlaka doktor gözetiminde ve doktor önerisiyle yapılması önemlidir" diye konuştu.
EV ORTAMINDAKİ UYGULAMANIN RİSKLERİ
Prof. Dr. Sebe, ev ortamındaki serum tedavisinin taşıdığı riskleri ise şöyle anlattı:
"Bir alerjinin nerede, ne zaman ve nasıl olacağını biz hekimler dahi bilmiyoruz. Damardan verilen ilaç ya da serumlara karşı oluşan reaksiyonları tanımak gerekiyor. Kalp yetmezliği mi, sıvı yüklenmesi mi, alerjik mi bunun tanınması lazım. Bunu tanıyacak ve müdahale edecek bir bilginiz yoksa işte orada ölümler yaşanıyor. Bu nedenle tam donanımlı hastanelerde bu uygulamalar yapılmalıdır. Bu uygulama sonrası evde ya da başka yerlerde yaşanan olumsuz bir durumda hastanın 4-5 dakika içerisinde en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerekiyor. Özellikle anafilakside dakikalar içerisinde hastalar kaybedilebiliyor. Bu kişiler hastanede olduğu zaman kırmızı alana çekip gerekli müdahaleyi yapabiliyoruz. Ayrıca biz hastanede bir hastaya damar yolu açtıysak onu eve giderken mutlaka kapatıp öyle taburcu ediyoruz. Çünkü dışarıda değişik ilaçlar ya da değişik maddeler alabilir. Bu yönüyle de ev ortamında serum tedavisinin kesinlikle olmaması gerekiyor." (DHA)
FOTOĞRAFLI